cübbeli ahmed etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cübbeli ahmed etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2014 Çarşamba

Maldivler'de Müslümanlara özel ada ve Jet Fadıl

jet fadıl, müslümanların özel adası, maldivler, fadıl akgündüz, servet avcı, cübbeli ahmed, ahmet mahmut ünlü, ismail ağa cemaati, mahmut efendi,
Maldivler'de Müslümanlara özel ada ve Jet Fadıl


"MÜSLÜMANLARIN DA BİR ADASI OLDU..."

Türkiye’deki Müslümanların her şeyi tamamdı; ahlâkları, kul hakkı konusundaki titizlikleri, adaletsizliğe karşı dik duruşları, zalim karşısında eğilmeyen karakterleri, millî dirençleri, dayanışma duyguları, eğitimleri, Kur’an ahkâmı üzerine hayatları tastamamdı!.. Sadece bir eksiklikleri vardı, o da kendilerine özel bir adaydı!..

Müslümanların bu tarihî ihtiyacının giderildiğini reklam panolarına asılan müjdeli bir haberle öğrendik!.. Deniz, kum ve palmiye ağaçlarıyla süslü fotoğrafların altında âdeta asırlardır beklenen spot vardı: “Artık Müslümanların da bir adası oldu!..! 

‘Kâbe ayaklarınızın altında’ reklamlı otellerde Umre yapmaktan sıkılan Müslümanlar Maldivler’de yeni bir mekâna kavuştular elhamdülillah!.. Bayanlara erkeklere ayrı ayrı özel plajlar… Tıksırıncaya kadar yiyebilmeniz için yirmi dört saat açık büfeler, animasyonlar, eğlenceler!.. Dünyada Müslümanların çektiği acı, ızdırap ve gerilikten uzak ‘fethedilmiş ada’da on numara ‘sea sand sun’ yani!.. Ayrıca ümmetin problemlerinden dolayı daha ‘dertli’ din kardeşlerimizin rehabilitasyonu için özel villalı plajlar!..

‘Ufo gören masum din kardeşimiz’, “Artık Müslümanların da bir adası oldu” ilânına bakar bakmaz, İslâm ordularının müşriklere ait bir adayı ele geçirdiğini zannedip, şükür secdesine kapanabilir!.. Ya da dindar bir kâşifin Ümit Burnu’nu yeniden dolandıktan sonra hiç kimsenin bilmediği yeni bir ada keşfettiğini ve buraya İslâm’ın bayrağını diktiğini düşünebilir!.. Öyle ya, ne deniyor reklamda, artık bir adamız oldu!.. Daha önce deremiz, yaylamız, dağımız, ovamız, namusumuz, şanımız, şerefimiz, izzetimiz tamdı, bir adamız eksikti!.. Ne mutlu ki, ümmet bugünleri de gördü!..

Kıskançlıktan “Tsunamilere gelesiniz” diye beddua edecek hâlimiz yok… Hangi zengin Müslüman yağdan kat kat olmuş göbeğini nerede bronzlaştıracak, nerede kesintisiz zıkkımlanacak çok önemli değil… Aslında kabul etmeliyiz ki, reklamcılık açısından başarılı bir proje… Hedef kitle iyi tanımlanmış… İçerikten sıyrılmış Müslümanlık ile döneme ait şımarık, küstah, parayı nereye süreceğini bilemeyen, marka tutkunu, gösterişe meraklı, çoğu sonradan görme bir sınıfın varlığı üzerine oturtulmuş akıllıca bir girişim…


Bu reklam şekli ve pazar tanımı bir devri özetliyor aslında… İnsanlar paralarını eğlenirken bile ‘ibadet eder gibi’ ‘harama bulaşmadan’ harcayacaklar!.. Özel okyanus sularında serinleyebilmek için somon balığı gibi binlerce kilometre yol alırken, bir başka kara parçasında bir pirinç tanesi görünce göz kapaklarını zorlukla açan çocuğun dramını ya da diktatörlerin ellerinde bedenleri kan revan olan bebekleri düşünecekler!.. Bu arada kendi hâllerine şükredip İslâmî İslâmî eğlenecekler!.. 

Alan memnun satan memnunsa liberal ekonominin bir sözü olamaz… Ama lâik de olsa hukukun ve Müslümanların söyleyeceği bir şeyler olmalıydı… Hukuk, dinin reklam malzemesi yapılmasına, hatta o projenin neredeyse ‘ana taşıyıcısı’ olmasına müdahale etmeliydi… Diyanet’e ve müftülüklere bir şey diyemeyiz… Çünkü onlar zaten iradeleri ‘baş’a bağlı, din işlerinden ziyade, o sahada çalışanların ‘özlük haklarını düzenleyen’ işlerle meşguller… Geriye kalıyor ‘Müslüman aydınlar’… Yazık, onlardan da pek ses çıkmadı… ‘Aydın’ rozeti onların çoğu için birer abartma tabii… Siyasetin emrinde olmak, onun politikalarına onay vermek, o doğrultuda kamuoyu oluşturmak ya da taassuba hizmet etmek mesailerinin neredeyse tamamını aldığı için bu açık ‘yozlaşma’yı ve ‘çürüme’yi dert etmiyorlar… 

Keşke içlerinden Müslümanların ‘ada’ya değil, ‘adam’a ve ‘âdab’a ihtiyacı var diyenler çok çıksaydı… ‘İyiliği emredip, kötülükten sakındırma’ düsturunu politik kaygılara feda etmeyen, iktidar sahiplerinin ve zenginlerinin ceplerinde gezmeyi ‘aydın’ şahsiyetiyle bağdaştıramayan, kokuşmuşluğa isyan eden, dininin siyasette ve ekonomide aslından sıyrılıp reklam malzemesi yapılmasına karşı şerefiyle dikilen, Katillerin elinde İslâm’ın çocukları kırılırken, kendi çocuklarına haramdan ikbal kuleleri inşa edenleri görünce yazı ve sözleriyle yüzlerine tüküren ‘adamlar’ olsaydı keşke, eğlence adaları yerine!..

Çünkü eksik olan ‘ada’ değil, ‘adam’dı!..


Servet Avcı
Yeniçağ / 23-01-2013

Mahkeme Almanya’da toplanan paranın izini sürdü Jet Fadıl’a ödetecek

mahkeme kararı, jet fadıl, fadıl akgündüz, mahmud efendi, ahmet mahmut ünlü, almanya, gurbetçiler, nitelikli dolandırıcılık, ismail ağa cemaati, cübbeli ahmed, jetpa,


Jet-Pa Holding’in patronu Fadıl Akgündüz’ün 1990’lı yıllarda Almanya’daki Türklerden “yüksek gelir” vaadiyle topladığı paralarla ilgili Türkiye’den ilk “ödensin” kararı çıktı. 14’üncü Asliye Ticaret Mahkemesi’nin verdiği 45 bin 655 liralık iade kararı,emsal gösterilebilecek.

NİTELİKLİ dolandırıcılıktan hüküm giyen Jet-Pa Holding’in patronu Fadıl Akgündüz’ün Almanya ve İsviçre’de gurbetçilerden yüksek faiz garantisiyle topladığı parayı Türkiye’ye aktardığı mahkeme kararıyla tescil edildi. Gurbetçi M.E., Jetpa Holding A.Ş. ve Akgündüz hakkında açtığı 50 bin DM’lik (Alman Markı) alacak davasını kazandı. Mahkeme alacağın dava tarihindeki karşılığı 45 bin 655 TL’nin faiziyle tahsiline karar verdi.

Karar emsal olacak

Davacı avukatı Acun Papakçı, “Bu karar ile hukuk mahkemesi de ceza mahkemesi gibi Fadıl Akgündüz’ün faaliyetinin haksız fiil olduğunu ve muvekkilimize zarar verdiğini kabul etmiş oldu. Kararda diğer davalı, Türkiye merkezli Jet-Pa Holding’in de zarardan müteselsilen sorumlu tutulması, Almanya ve diğer ülkelerde yaşayan binlerce mağdurdan toplanan paraların Türkiye’ye aktarıldığının tespit edilmesi anlamına geliyor. Bu örnek bir karar” dedi.

Hileli iflas olayı



İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen dava gurbetçi M.E. adına Jet-Pa Holding ve patronu Fadıl Akgündüz hakkında açıldı. Başvuruda Jet-Pa Holding’in Akgündüz tarafından 3 Ekim 1997’de, grubun Almanya ayağı olan Jet-Pa GMBH’nin 19 Aralık 1996’da kurulduğu, Liechtenstein’da kurulu Jet-Pa AG’nin 7 Temmuz 1999’da hileli iflas ettirildiği, tek imza yetkilisinin Akgündüz olduğu belirtildi. Davalıların Almanya ve Liechtenstein’deki şirketleri paravan olarak kullanıp, milyonlarca DM topladığı, paraların Türkiye merkezli Jet-Pa Holding’e aktarıldığı öne sürüldü.

MASAK raporu

Başvuruda Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’nın (MASAK) düzenlediği 28 Nisan 2000 tarihli raporda yurtdışında toplanan paraların Türkiye’ye aktarıldığının tespit edildiği vurgulanarak, sonuç bölümünde yer alan şu maddelere dikkat çekildi:

1- Davalı, yurtdışında kurulu paravan şirketleri tarafından toplanan paraların bir kısmını kendi tasarrufuna geçirerek sebepsiz zenginleşti.
2- Para toplama faaliyetinde dini duygular bir araç olarak kullanıldı.
3- Bu amaca ulaşabilmek adına sözlü ve yazılı açıklamalar ile hayali bir Jet-Pa imajı yaratıldı.
4- Yatırımcıların yatırdıkları paranın tamamının geri alınabileceği yönünde garantiler verildi.
4 yıllık hapis
Fadıl Akgündüz’ün Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, nitelikli dolandırıcılık suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve para cezasına çarptırıldığı hatırlatıldı. Başvuruda Bankalar Kanunu, SPK ve Ticaret Kanunu’nun çiğnendiği vurgulanarak, alacak kadar tedbir, paravan şirketler üzerinden toplanan paraların Türkiye’ye aktarıldığının kabulüyle; davalıların hukuka aykırı para toplama faaliyetinden sorumlu olacaklarına ve 50 bin DM’ın faiziyle tahsiline karar verilmesi istendi. Mahkeme alacağın dava tarihindeki karşılığı 45 bin 655 TL’nin faiziyle tahsiline karar verdi.

Ortakları ‘sessizlik sözleşmesi’ yaptı

BAKIRKÖY 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Akgündüz’e verdiği 4 yıl 2 ay hapis ve 10 bin 400 TL para cezası zamanaşımına uğradı fakat karar temyiz edildiği için son sözü Yargıtay söyleyecek. Fadıl Akgündüz, 15 ay hapis yattıktan sonra 150 bin liralık kefaletle serbest kalmış, son kararla birlikte kefalet parası iade edilmişti. Mahkemenin verdiği mahkumiyetin gerekçeli kararında şu tespitler yapıldı: 

Fadıl Akgündüz tarafından imzalanmış “Bismillahirrahmanirrahim” ile başlayan mektuplar, müştekilerin dini ve milli duygularını istismar etti.

İMZA adlı ilk Türk otomobilinin üretileceği, işsizliğe çare olunacağı şekilde broşürler, televizyonlar ve internet aracılığıyla propaganda yapıldı, fakat bu vaadlerin hukuki dayanağı yoktu.
Yeterli sermayesi olmamasına rağmen, yurtdışındaki şirketlerine ortaktı ve daha sonra bu şirketleri sermaye artırımı yoluyla kendisine borçlandırdı.

Almanya’da kurulu Jet-Pa GMBH ve İsvçire’de kurulu Jet-Pa AG şirketleri aracılığıyla müştekilerden toplanan paralar Jet-Pa Holding A.Ş.’ye, şirket kayıtlarına uygun olmayan bir biçimde aktarıldı ve şirketin sermaye artırımında kullandırıldı.

Bu şirketlerin kabul edilebilir bir ticari faaliyeti olmadığı gibi sessiz ortaklık sözleşmeleri doğrultusunda para toplamaya yönelik paravan şirketler oldukları görüldü.

Jet Fadıl'a jet ceza | Neresi 7 yıldızlı?

jet fadıl, caprice gold, 7 yıldızlı, mahmud efendi, cübbeli ahmed, cübbeli ahmet hoca, fadıl akgündüz, dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, gurbetçiler,
Jet Fadıl'a jet ceza

İstanbul Bayrampaşa’da inşaatı devam eden Caprice Gold Palace isimli otelin yıldızlarının karşılığı olmadığı ortaya çıkan Fadıl Akgündüz’e şoke edici bir ceza geldi

“7 yıldızlı otel” reklamları gerçeğe aykırı bulunan Akgündüz 'e uyarı olarak 652 bin lira para cezası kesildi. Otelin yatırım ve işletme belgesi de ortaya çıktı. Akgündüz 'ün şirketinin eylül ayında da ceza yediği ortaya çıktı. 

Akgündüz 'ün yaptırdığı Caprice Gold Palace için çeşitli yerlerde yayınlanan “Avrupa 'nın 7 Yıldızlı Tek Sarayı”, “Kendisini 5 Yılda Ödeyen Dünyanın En Kârlı Yatırımı”, “Caprice Gold Sarayında Neler Var”, “Tapu ve Kira Garantili Otel Odaları” başlıklı tanıtımlar hakkında Reklam Kurulu 'nca inceleme başlatıldı. 


Söz konusu reklamlarla ilgili dün yapılan görüşmelerde, mevzuatta 7 yıldızlı bir sınıflandırma olmadığı vurgulandı. Söz konusu tesisin 7 yıldızlı olarak tanıtılmasının tüketicileri aldatıcı ve yanıltıcı olduğuna karar verilen toplantıda, “Kendisini 5 Yılda Ödeyen Dünyanın En Kârlı Yatırımı” ifadeleri de gündeme geldi. 

Firma tarafından sunulan bilgi, belge ve açıklamaların, bu firmadan devremülk satın alanların 5 yılda ödedikleri parayı geri aldıklarını ve bu yatırımın dünyanın en karlı yatırımı olduğunu ispatlayacak nitelikte olmadığı vurgulandı. Kurul, söz konusu reklamla abartılı ve ispata muhtaç ifadeler kullanılmak suretiyle tüketicilerin yanıltıldığına hükmetti.

Bu güne değin en çok tıklanılanlar