ali haydar efendi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ali haydar efendi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2014 Pazartesi

Ali Haydar Efendi de zahiri alimdi. Mürşid ya da Müceddid değildi.

süleyman hilmi tunahan, ali haydar efendi, mahmud efendi, ismail ağa cemaati, cübbeli, cübbeli ahmed hoca, kemal kacar, mürşid, müceddid,

Hz. Üstazımız (Süleyman Hilmi Tunahan) döneminde, maddi ve manevi tüm tasarrufunu gözler önüne serdiği halde o günün alimlerinden olan Ali Haydar Efendi (ki o zamanlar istanbul'un meşhur vaizlerindendir ve şimdiki Mahmud efendi'nin de üstadıdır. Kendisini Mürşid ilan etmiştir.) hastalanmış. 

Hz. Üstazımız ziyarete gitmişler. Ali Haydar efendi diyor ki; 

"Efendim falanca doktor gelecek, beni tedavi edecek, onu bekliyorum."

Hazretimiz "Öyleyse biz gidelim, bize lüzum yok. Mademki senin manevi bir doktora ihtiyacın yok öyleyse bize müsade et" diyor.

"Bize müsade et" der demez hemen yerinden fırlar, eline sarılır üstazımızın, "Aman hoca efendi, bana okumadan gitme" diye hz.mize ısrar eder. O zaman üstazımız şöyle buyurur;



"Ey hocaefendi Bizim adresimiz sana bildirildi. Bizim maddi ve manevi tasarrufumuzun adresi de sana bildirildi. Sokağımız da sana gösterildi. Hatta evimizin numarası dahi sana bildirildiği halde, şu enaniyeti/benliği bir türlü atamadın" 



Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.) tekrar tekrar Ali Haydar Efendi'yi ikaz etmiş ve "Mürşidlik iddia etme. Kendine rabıta yaptırma. Sen mürşid değilsin" demiştir. Yine bir arada oldukları bir sefer iyice üstüne gitmiş ve sert şekilde son bir kez ikaz etmiştir. Lakin Ali Haydar Efendi "Ben mürşidlik iddiamdan vazgeçsem bizim bu Mahmud vazgeçmez" gibi bir acayip bahane ile, gerçekte manevi bir hüneri, icazeti, tasarrufu olmadığı halde mürşidlik iddia etmeye devam etmiştir.

Resim: Ali Haydar Efendi

Bütün bunlara ve daha fazlasına şahit olan Süleyman Efendi'nin damadı merhum Kemal Kacar Hocaefendi, pek çok kere yolumuzun hocaefendilerine bunları anlatmıştır.

14 Kasım 2013 Perşembe

Mahmud Efendi mürşid de müceddid de değil. Akıl sağlığı yerinde de değil. |Mehmet Fahri Sertkaya

akıl hastası mı, ali haydar efendi, hicri 15. asır, ismail ağa cemaati, mahmud efendi, mahmud ustaosmanoğlu, mahmut efendi, mehmet fahri sertkaya, müceddid, mürşid-i kami

İsmailağa gerçek bir tarikat değil, Mahmud Efendi bir cami imamından başka bir şey değil. 


Kendini mürşid ve müceddid zan eden bir cami imamı olan Mahmud Efendi'nin uzun yıllardır akıl sağlığının yerinde olmadığına dair yemin etsem, başım ağrımaz.

İslamcı basında uzun süreler köşe verilmiş ve yazarlık da yapmış, Müslümanların arasında marka olmuş, hepinizin mutlaka ismini duyup bildiği bir uzman psikiyatr olan Sefa Saygılı'nın, yine İslamcı bir gazetenin tanınmış bir yazarı olan Ali Eren'e söylediği söz aynen şu şekildedir.

5 Kasım 2013 Salı

Bakın bu çarşaflı kadınlar Müslüman değiller. Ortodoks Hristiyan kadınları bunlar... | Akademi Dergisi

akademi dergisi, çarşaf farz mı, çarşaf-ı şerif, cübbeli ahmet hoca, ortodoks, museviler, rahibe, bozuk tarikatlar, ismailağa cemaati, gerçek yüzü, mahmud efendi,

Bu sayfada sıralanmış fotoğraflarda görülen çarşaflı kadınların hiç biri Müslüman değildir. Tamamı Ortodoks Hristiyan kadınları ve rahibeleridir.


"Çarşaf giymeyen bu kapıdan feyiz alamaz." Ali Haydar Efendi

akademi dergisi, mehmet fahri sertkaya, ali haydar efendi, ismailağa cemaati, mürşid, müceddid, cübbeli ahmet hoca, bozuk tarikatlar, gerçek yüzü, çarşaf farz mı, ortodoks, burka, Sanki kendisi gerçek mürşiddi de, feyiz alıyordu da, çarşaf giymiyorlar diye kızdı başkalarına feyiz dağıtmadı...


Güler misin, ağlar mısın...
Söver misin, döver misin...
Neyin kafasını yaşamaktı bu?

Zahiri bir İslam alimi bile tarih bilir. Kendini mürşid zan eden, mürşidlik iddia eden ve yüz binleri etrafına toplayan cami imamları, doğru düzgün tarih bilseler bile bu hataya düşmezler. Kaldı ki Fıkıhta meseledir, töreye, yöreye göre kılık kıyafet -şeriat sınırları içinde kalmak şartı ile- değişebilir. Zamanın değişmesi ile kılık kıyafet değişebilir.

Hatta meşhur fetvadır, bir Müslüman başka bir beldeye/bölgeye hicret etse, oraya yerleşse ve oranın ahalisi farklı bir kıyafet giyse -ve bu kıyafetleri şeriata uygun olsa- o hicret eden mü'mine, oranın kıyafetini giymek vacip olur.

Cilbab ne demektir? Müslüman kadınların kıyafetleri tek tip çarşaf mı olmalıdır? | Akademi Dergisi

ali haydar efendi, çarşaf, çarşaf farz mıdır, çarşaf-ı şerif, mahmud efendi, ismailağa cemaati, ayet-i kerime, cilbab, bozuk tarikatlar, fıkıh, tefsir, sultan abdülhamid han,

Kadınların kıyafet şekli 
 

Yalnız Kur’an diyen yalancılar, ''Kadının kapanması gerekmez'' diyor. ''Kadına çarşaf farzdır'' diyenler olduğu gibi, ''Çarşaf Hıristiyan rahibe kıyafetidir, giyilmez. Nitekim Abdülhamid Han çarşafı yasaklamıştı'' diyenler de vardır. Dinimizdeki hükme bakalım:

➥ ''Kadınların vücut hatlarının belli olmayacak herhangi bir elbise ile örtünmesi farzdır. İslam dini, kapanmayı emretmiş, ama belli bir örtü şekli bildirmemiştir. (Dürer-ül-mültekıte)

Çarşaf farz değildir. Farz olan tesettürdür. Cilbab ayetinin izahı.. | Akademi Dergisi

ali eren, ali haydar efendi, cilbab, cübbeli ahmet hoca, çarşaf, çarşaf farz mıdır, çarşaf-ı şerif, ferace, mahmud efendi, ismailağa cemaati, akademi dergisi, ayet-i kerime,

Cilbab, kadını yukardan aşağıya kadar örten dış elbise olduğuna göre, kadınların evlerinin içersinde giydikleri iç elbi­seleri ile dışarıya çıkmamaları, çıktıkları zaman üzerlerine cil­bablarını almaları bu ayeti kerime ile emredilmekte, böylece kadının hür ve iffetli olarak tanınması, kendisine taarruzun yapılmaması için tessettürün en münasip kıyafet olduğu ifade edilmektedir.

Hz. Allah (c.c.) erkeklerin ne ile örtüneceklerinden hiç bah­setmediği halde kadınların örtünmelerinden bahsederken "Cilbab" ı zikretmektedir.

Bu güne değin en çok tıklanılanlar