mahmud ustaosmanoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mahmud ustaosmanoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2017 Pazar

CIA bağlantılı Yusuf el Karadavi, CIA bağlantılı Tayyip Erdoğan'ı paklamak için ayetin manasını tahrif ederken... | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, mehmet fahri sertkaya, mahmud efendi, mahmud ustaosmanoğlu, sahte mürşidler, müceddid, Recep Tayyip Erdoğan, yusuf el karadavi, mehmet şevket eygi, siyonizm, cia, mossad, BOP projesi,

Bir zamanlar sözde mürşid Mahmud efendi, çoktan CIA'nın kucağına düşmüş Tayyip Erdoğan ile şen şakrak iken... Az arkada da Mehmet Şevket Eygi görülüyor...


CIA bağlantılı Yusuf el Karadavi, CIA bağlantılı Tayyip Erdoğan'ı paklamak için ayetin manasını tahrif ederken...

Derviş dervişi tekkede,
Hacı hacıyı Mekke'de
BOP'çu BOP'çuyu her yerde bulur
Her zor zamanında yardımına koşar...

NATO şeyhi olarak bilinen ve IŞİD'in gerçek kurucularından İngiliz istihbaratının emrinde olan, aslen Vehhabi Katarlı olan ve çeşitli Ortadoğu ülkelerine gidemeyen, gidince halkların ayaklanıp da "Def edin şu Siyonist uşağı BOP'çuyu ülkemizden" tarzında protestolar yapmasına sebep olan Yusuf el Karadavi, CIA+MOSSAD güdümlü BOP'çu Erdoğan'ı paklamaya çalışırken...


Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Dikkat!
 Gerçek sahibinin CIA olduğu ispat edilmiş olan Facebook ve benzeri Amerikan menşeli sosyal ağlar bizi uzun yıllardır sansürlüyor. Bu yayını paylaşıp, söz konusu sosyal ağlar üzerinde yaymayı, duyurmayı başaramayacaksınız. Ayrıca bu sosyal ağlardaki sayfalarımıza takipçi olduğunuzda, paylaştıklarımızın çoğunu göremeyeceksiniz. Bu, son sekiz senedir bu şekilde. Bu nedenle bizi, Akademi Dergisi'ni ve Mehmet Fahri Sertkaya'yı, farklı konudaki yüzlerce sitelerimizin bütün yayınlarını Telegram kanalımızdan takip etmenizi tavsiye ederiz: www.t.me/AkademiDergisi

(Takipçiler birbirinin isim ve telefon numaralarını bile göremez. Çok güvenli ve huzurlu bir ortamdır.)

20 Haziran 2017 Salı

Cübbelilerden, Cübbeli Ahmet Hoca'ya: 'Yahu sen nasıl tescilli bir yalancısın arkadaş' | Mehmet Fahri Sertkaya yazdı...


İyice giriyorlar birbirlerine...


Binbir parçaya ayrılmış durumda olan bozuk tarikat İsmailağa'nın, Masum Bayraktar (Fatih Medreseleri) kolu, özellikle son dönemde köşeye sıkışıp durdukça sayısız kere yalan söylediği ve iftira attığı ispat edilebilen Cübbeli Ahmet Hoca denilen şahıstan bile daha bozuk.


Bunca yıldır anlattığımız türlü türlü rezilliği var bu Cübbeli'nin ama bu Masum Bayraktar kliği ve de bu kliğin mensubu bu ekranda gördüğünüz Recep Konuk, anlattığımız bu hakikatleri samimiyetle ele alıp gür sesle anlatmak yerine, Cübbeli'nin avukatının babasının FETÖ'cü olduğundan dem vuruyorlar. Ve Recep Konuk bunu "Bomba etkisi yapacak açıklamalar" olarak tanımlıyor. O da net değil, elinde sadece, avukatın babasının telefonundan Bylock çıktığı bilgisi var. Başka bir şey bilmiyorlar. Avukat hakkında da bir şey bilmiyorlar. Zaten hukuk da bilmiyorlar. Zaten İslam alimi, hatta mutasavvıf alimler olarak görünmeye çabalıyorlar ama doğru düzgün ilim, irfan sahibi değiller ve hak, hukuk da umurlarında değil. Bylock çıkması ile kimse terörist ilan edilemez. İdari kadrosu ihanete varmış bir İslam cemaatine tabi olan herkes, toptan terörist, FETÖ'cü de ilan edilemez. Birileri siyasi geleceğini kurtarmak ve vatana ihanete kadar varan somut binlerce suçlarından dolayı yargılanmamak için hukukun ırzına geçmeye teşebbüs etmiş olabilir ve halkın ciddi bir kısmı bile bu hususta kandırılmış, aldatılmış olabilir ama alim/hoca sıfatı ile meydana çıkan kişi de bunlara tepkisiz kalır, bu oyunlara kendi menfaatleri gereği alet olursa, aynı taktiklerle hasım gördüklerini harcamanın vesilesi yaparsa, söz hiç uzatılmadan kendisine "Hadi oradan lüzumsuz herif. Hiç mi mürekkep yalamadın ya da hiç mi Allah inancın ve Allah'tan korkun yok?" denilir. Bir kimse, FETÖ denilen ve üst kademesi gerçekten vahim suçlara bulaşmış olan bu cemaate, gerçekten mensup olsa bile ve cemaat içinde yoğun olarak kullanılan ama uygulama mağazasında herkese açık olarak indirilebilen ve isteyen herkes tarafından kolayca kullanılabilen yazılımı da kullansa, bu yazılım üzerindeki yazışmalarında somut şekilde terör suçu unsuru bulunamadıktan sonra ve adaletle yargılanıp bu durumu ispatlanamadıktan sonra, terörist ilan edilemez. Eden kişi ile dünyada ya da olmadı ahirette hesaplaşmak zorunda kalır ki iftiranın ne büyük bir günah olduğunu, geçen sefer ki videolarında, iftirayı adet edinmiş Cübbeli'ye cevaben kısaca izah etmişlerdi.


Akademi'de anlattıklarımızı anlatsalar "Bomba etkisi yapacak açıklamalar'' dediği şeye kıyasla "Atom bombası" sayılır, ispatları ile gözler önüne serdiğimiz o mevzular, o sarsıcı gerçekler... Cübbeli'yi daha kısa sürede gerçek yüzü ile tanıtmalarına da vesile olur ama bununla birlikte beraberce mensup oldukları yollarının, İsmailağa'nın, baştan ayağı bozuk olduğunu da anlatmış olurlar. Geçelim 20 yıldır akıl sağlığı yerinde olmayan Mahmud efendiyi, Ali Haydar efendide bile bir hüner olmadığını da ister istemez anlatmış olurlar. Mevzu da hemen kapanır ve bu tartışmalar bilter ama bu şekilde kendi topuklarına sıkmış olurlar. Bu şahıslar, görünmek istedikleri kalıbın adamı olsalar, o bozuk yolda bir dakika daha durmazlar.

Bu Masum Bayraktar grubunun önceki videolarında da Cübbeli'nin üzerinde bulunan huylar, tavırlar, samimiyetsizlik, aynı derecede hakimdi. Şimdi bu videolarında da görülüyor. Yok birbirlerinden farkları.

Bu Recep Konuk'un, 'efendi hazretleri' dediği, mürşid hatta müceddid olduğunu iddia ettiği ama bir cami imamından ya da çok çok bir müftüden başka bir şey olmayan Mahmud efendiyi, birileri zehirlemişse, iddia ettiği gibi zehirleyenin kimliği de belli ise, hanımı bile "Eşimi zehirlediler" diyorsa, neden savcılara basın yolu ile suç duyurusunda bulunuyor?

Mahmud efendi "Beni zehirlediler" deyip davacı olsun? Adam koca müceddid ve cemaatin başında. Bunca şeyin hakkından geliyor da şu kadarcık mevzuya mı takılıyor? Yok eğer zehir derken akıl sağlığını alacak bir şeyden bahsediyorsa ve Mahmud efendi akıl sağlığı alınmış bir halde ise hanımı davacı/şikayetçi olsun? Hiç olmadı, hukuk yoluna enteresan şekilde gidemiyorlarsa, Mahmud efendi "Ben bu şahısların arasında kalmak istemiyorum" deyip alsın başını çıksın kendi hanesine, başka bir haneye?

Ya da konuşan bu şahıs, Recep Konuk çıksın kendisi şikayetçi olsun? Zaten zehirlediğini iddia ettiği kişinin ismini de verdi. Bu andan itibaren ya ispat da eder, ya da kendisi de, tıpkı saldırıp durduğu Cübbeli gibi müfterinin teki olarak ortada kalır. Muhatabını yalancılık ve müfterilik ile suçlayan bu şahıs, yoksa elinde somut ispat olmadan mı alemin önüne çıkıp isim vererek böyle çok ağır suçlamalarda bulunuyor? İsim vererek suçlayabilecek kadar elinde somut delil varsa, ne duruyor ve sözü, mücedeleyi böyle gereksiz yere uzatıyor, neden basın yolu ile suç duyurusunda bulunuyor? Gitsin hiç olmadı kendisi suç duyurusunda bulunsun? Bunca Müslümanla dalga mı geçiyor bunlar?

Bu ne rezilliktir böyle... Tencere dibin kara, seninki benden kara... Adları gibi biliyorlar Mahmud efendinin 20 senedir kendini bile tanımadığını, birkaç saat öncesini hatırlamadığını, akıl sağlığının yerinde olmadığını, Prof. Dr. Sefa Saygılı dahil çok sayıda psikiyatra götürüldüğünü ama şifa bulunamadığını, yetmezmiş gibi sihir/büyü tesiri ile de ailecek acınacak hallere düşürüldüğü, üfürükçülere bile koşulup çare arandığını... Biz bunları yıllar önce ispatları ile gözler önüne serdik, bütün Türkiye'ye duyurduk ve dürüst karakterli herkes için mevzuyu orada bitirdik, kapattık. Ve adları gibi biliyorlar, bütün bunlara rağmen ismi üzerinden tartışıp atışıp durdukları Mahmud efendinin, mürşid, müceddid hatta veli ve hatta istikamette bir zat bile olmadığını ama dinimizi ve böyle tasavvufi kavramları/makamları siyasetlerine, menfaatlerine alet ediyorlar. Çok çok kuvvetli nifak alametleri bunlar. Zaten merhum büyüğümüz Arif Ahmet Denizolgun, Cübbeli hakkında, herkesin işiteceği şekilde açıkça "münafık" derdi.

Şu Recep Konuk şu videoda, şu kadar kısa sürede, topkı münafık denilen Cübbeli'nin sık sık yaptığı gibi, farkına varamadan aslında kendi cürümlerini sıralıyor. Kendinin ne olduğunu aleme ilan ediyor ama umurunda da değil, birkaç dakikalık şu videoda kendisi ile nasıl tezatlar sergilediğini kavrayacak kadar sükunete, zekaya, seviyeye ve en önemlisi samimiyete de sahip değil. Anca ekranlara oynuyor. Cübbeli'yi eline düşürüp "Başkomutan" çektiren ve FETÖ ile bütün suçları uzuuunn yıllar boyu beraberce işleyen AKPKK'ye, diğer videolarında yıkama yağlama yapacak ve bunu din adamı görünümü ile yapacak kadar samimiyetsizler.

akademi dergisi, bylock, cübbeli ahmet hoca, doç dr. sefa saygılı, FETÖ, ismailağa cemaati, mahmud ustaosmanoğlu, masum bayraktar, recep konuk, sahte mürşidler, Mehmet Fahri Sertkaya,

İsmailağa'nın kan kaybettiğini söylüyor. Doğru.. Lakin bu yeni bir şey değil. Son yıllarda hızla eriyorlar. Çünkü altı seneden fazladır bu bozuk yolun dibini oyuyoruz büyük bir gayretle ve örnek bir duruşla ve bütün Türkiye'ye her şeyi çoktan anlattık. Her yönden ele aldık, 'Sizin dininiz, sizin sonsuz saadetiniz üzerinden işte bunları yapıyolar, işte sizi böyle sömürüyorlar. İşte müceddid dedikleri adamın hali. İşte müceddid ilan ettikleri sempozyumdaki sahtekarlıklar. İşte en büyük hocaları bilinen şahısların dip seviyesi, ilimsizlikleri, akıllara zarar fetvaları v.s." dedik anlattık. Bir kişi bile karşımıza çıkamadı. Ana kolanları bile iyice sarsılmaya başlayınca, o cübbeli denilen müfteri, yalancı ve fitneci şahıs, son derece dip bir seviye ile sözde buna mani olmaya kalktı, attı tuttu, kattı katıştırdı. Ortada altı koca sene boyunca, bunca meseleden herhangi birinde bile, yapabildiği bir dakikalık bir reddiye bile olmadığı halde, bir de 'Ben reddiyelerimde haklıyım' diyebildi. Alacağı karşılığı aldı, dik duruşu da gördü, hesapları da şaştı, kuru gürültünün arasında bu mücadelemize mani olabileceği zannı tutmadı, birkaç günde tükürdüğünü de yaladı. Hala merkezimizin bize dava açtığı iftirasının arkasına delil getirecek ve sözde açılmış davanın takip numarasını verecek. Ve daha neler, neler.. Bunlar herkesin bildiği meseleler. Ve o günden bu güne İsmailağa'nın kan kaybedişi çok çok hızlandı. İyice dibe vurdu. Hatta bunun ardından, bu bozuk İsmailağa'nın bazı sözde hocaları ile çirkin münasebetleri bulunan sözde üstad Kadir Mısıroğlu bile Akademi'nin tokadını yedi. O da susup kaldı. Videolarımızı kaldırtmaya çabalamaktan başka hiçbir şey yapamıyor. Her geçen gün büyük bir hızla kan kaybediyor.

Bu Masum Bayraktar grubu araya hiç girmese de İsmailağa denilen bozuk yol yıkılacak. Bunlar hedeflerine ulaşıp bu bozuk tarikatın başına geçseler de bu bozuk tarikat yıkılacak. İslamcılık akımı yıkılacak. Herkes biliyor ki dini dünya menfaat ve siyasetine alet eden islamcılık akımının bile köküne kibrit suyunu döktük ve büyük bir hızla kurumaya başladı. Hepsi de boşa kürek çekiyor.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

 Dikkat!  Gerçek sahibinin CIA olduğu ispat edilmiş olan Facebook ve benzeri Amerikan menşeli sosyal ağlar bizi uzun yıllardır sansürlüyor. Bu yayını paylaşıp, söz konusu sosyal ağlar üzerinde yaymayı, duyurmayı başaramayacaksınız. Ayrıca bu sosyal ağlardaki sayfalarımıza takipçi olduğunuzda, paylaştıklarımızın çoğunu göremeyeceksiniz. Bu, son sekiz senedir bu şekilde. Bu nedenle bizi, Akademi Dergisi'ni ve Mehmet Fahri Sertkaya'yı, farklı konudaki yüzlerce sitelerimizin bütün yayınlarını Telegram kanalımızdan takip etmenizi tavsiye ederiz: www.t.me/AkademiDergisi 

(Takipçiler birbirinin isim ve telefon numaralarını bile göremez. Çok güvenli ve huzurlu bir ortamdır.)

20 Ağustos 2015 Perşembe

BAKIN BAKIN, BUNA DA BİR BAKIN! Hayalleri suya düşmüş bir İsmailağa cemaati mensubu...


İsmailağa cemaatinin hak bir tarikat olduğuna inanmışlardan birisi iseniz, sırf Allah rızası için yaşamak ve her meselede hakikati üstün tutup haklının safında yer almak isteyen, mekarim-i ahlak sahibi olmak, nefsini terbiye etmek ve mutmaninneye ulaşmak isteyen birisi iseniz, Allah'tan korkan, hesaptan titreyen birisi iseniz, bunca ispatımızı dikkate alıp gereğini yapmaya MEMUR ve MECBURSUNUZ!

Aksi durumda her mü'min, sizlerin dininizde samimi olmadığı kanaatine sahip olma hakkına sahiptir.


Şu gördüğünüz yazışmalar, beni, Akademi Dergisi'nin editörü Mehmet Fahri Sertkaya'yı yalancı, iftiracı, kişiliksiz, fitneci v.s. çıkaracağına emin olan, bir hışımla hareket edip "yüzleştirme" yapmak isteyen, bu gayret ve niyetle muhataplarına ses kaydı yaptığını haber vermeden kayıt yapıp, sonra da hüsrana uğrayan Mesut Güney isimli cemaatinizin mensubu şahsın yazışmalarıdır.

O yayınladığım, Ali Eren'in psikiyatr Prof. Dr. Sefa Saygılı'dan aktardığı bilgileri teyit eden video kaydını yapan bu Mesut Güney'dir. Yaklaşık bir saat boyunca bu video kaydını yayınlayamadı. Takipçilerimizin yoğun baskısı karşısında profilinde yayınladı, beş on dakikaya kalmaz silmek zorunda kaldı. Silinmeden de bu videoyu biz onun profili üzerinden indirip yedekledik.

Yazışmalar ekran görüntüsünde gördüğünüz gibi...
Mahmud Efendinin, kendisinin kim olduğunu bilemeyecek kadar ciddi rahatsız olduğunun ispatı niteliğindeki söz konusu video burada


‪#‎mfs‬


ali eren, sefa saygılı, mahmut efendi, mahmud ustaosmanoğlu, mehmet fahri sertkaya, akıl hastası mı, akademi dergisi,











19 Ağustos 2015 Çarşamba

"Mahmud Efendi kendini bilmeyecek kadar hasta"

sefa saygılı, mahmud efendi, mahmud ustaosmanoğlu, mehmet fahri sertkaya, videolar, ses kaydı, telefon görüşmesi, ali eren,



"Mahmud Efendi kendini bilmeyecek kadar hasta"

Psikiyatr Prof. Dr. Sefa Saygılı'nın(ki Müslüman bir hekimdir.) yazar arkadaşı Ali Eren Hoca'ya (ki ehli sünnet bir hocadır.) "Mahmud Efendi kendini bilmeyecek kadar hasta" dediğini duyurduğumuzda, bunu yalan, hakaret, iftira olarak kabullenmek isteyen bir İsmailağa müntesibi, hem beni hem de Ali Eren hoca'yı arayarak, beni yalancı çıkarmak istemişti. 

Ali Eren Hoca, ses kaydı yapıldığını kendine bildirmeyen bu şahıs ile yaptığı görüşmede, takipçilere aktardığımız bu gerçeği bir kez daha dile getirdi. Evet, youtube'da yayınlanan Mahmud Efendi videoları da bu hususu açıkça göstermektedir ve cemaatin hocalarının youtube üzerindeki atışmaları da göstermektedir ki Mahmud Efendi'nin akli melekeleri dumura uğramıştır. Bu bir vakıadır, bir gerçektir, bir halin değerlendirilmesidir ve hakaret ya da iftira değildir. 

Dahası da var, cemaatte Mahmud efendiye ve ailesine yakın olan herkes biliyor ki Mahmud efendi 1998 yılından beri onlarca psikiyatr hekime götürüldü. Bize iftiralar atarak cemaat mensuplarını üzerimize salanlar da biliyorlar ki biz Akademi dergisi olarak Mahmud Efendinin bu durumuna hiçbir zaman "bunama" demedik. Bu durumu biz, yaşlılığı ile alakalı da görmüyoruz. Bu rahatsızlık iyice yaşlanmadığı zamanlarda da kendisinde mevcuttu. Ayrıca Sefa Saygılı'nın ifadesine göre, kendisine tedaviye getirildiğinde Mahmut Efendi, bir kaç gün önce tanıştığı doktorunu bir daha gördüğünde tanıyamaz, hiç hatırlayamaz ve yeniden tanışır haldeydi...

Şimdi burada hakaret varsa, gidin yargıya, açın davalarınızı, biz de meydana serelim onlarca ispatı...


www.AkademiDergisi.com


14 Kasım 2013 Perşembe

Mahmud Efendi mürşid de müceddid de değil. Akıl sağlığı yerinde de değil. |Mehmet Fahri Sertkaya

akıl hastası mı, ali haydar efendi, hicri 15. asır, ismail ağa cemaati, mahmud efendi, mahmud ustaosmanoğlu, mahmut efendi, mehmet fahri sertkaya, müceddid, mürşid-i kami

İsmailağa gerçek bir tarikat değil, Mahmud Efendi bir cami imamından başka bir şey değil. 


Kendini mürşid ve müceddid zan eden bir cami imamı olan Mahmud Efendi'nin uzun yıllardır akıl sağlığının yerinde olmadığına dair yemin etsem, başım ağrımaz.

İslamcı basında uzun süreler köşe verilmiş ve yazarlık da yapmış, Müslümanların arasında marka olmuş, hepinizin mutlaka ismini duyup bildiği bir uzman psikiyatr olan Sefa Saygılı'nın, yine İslamcı bir gazetenin tanınmış bir yazarı olan Ali Eren'e söylediği söz aynen şu şekildedir.

31 Ekim 2013 Perşembe

Körler sağırlar birbirini ağırlar. Mahmud Efendi müceddidmiş... | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, mehmet fahri sertkaya, mahmud efendi, sefa saygılı, darul harp fıkhı, ismailağa cemaati, necmettin erbakan, jet fadıl, yusuf el karadavi, cübbeli ahmet hoca,

Kendi sitelerinden alıntılıyoruz:

Mahmud Efendi Hicri 15.Asrın Müceddidi Olarak İlan Edildi.
Hindistan-Hayderabad Al Mahad Ul Aaali Ali İslami Üniversitesi ve Marifet Derneği tarafından İstanbul WOW otelde düzenlenen ve 2 gün süren Uluslararası İnsanlığa Hizmet Sempozyumu, Mahmut USTAOSMANOĞLU Efendi Hazretlerine "İslam'a Üstün Hizmet Ödülü" verilmesi ile sona erdi.

42 ülkeden ve tamamı Ehl-i sünnet olan 350 alim ve 6 bin kişinin iştirakiyle gerçekleştirilen sempozyum, büyük ilgi gördü.

Muhammed Avvame, Yusuf El-Kardavi (Video kaydıyla) ve Faruk Hamade gibi seçkin alimler konuşma yaptı.

Kuveyt Karadavi’yi Sınır Dışı Etti. Kuveytliler Nato İmamı lakaplı Yusuf el Karadavi'ye hak ettiği tepkiyi gösterdiler. | Akademi Dergisi

350 alim, hicri 15. asır, jet fadıl, kardavi, mahmud efendi, mahmud ustaosmanoğlu, mahmut efendi, müceddid, mürşid, mürşid-i kamil, yusuf el karadavi, akademi dergisi,

Kuveytliler Nato İmamı lakaplı Yusuf el Karadavi'ye hak ettiği tepkiyi gösterdiler.
Kuveyt İçişleri Bakanlığı, Kuveyt’e gelen Katarlı Şeyhi halktan gelen protestolar nedeniyle sınır dışı etmek zorunda kaldı. Kuveyt Karadavi'yi sınır dışı etti.

Fars Haber Ajansının Nehreyn.net adlı haber sitesinden aktardığı habere göre tartışmalı fetvaların sahibi Katarlı Müslüman Alimler Birliği Başkanı Şeyh Yusuf el-Karadavi'nin Kuveyt'e yaptığı ziyaret başına dert açtı.

Bu güne değin en çok tıklanılanlar