cübbeli ahmed hoca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cübbeli ahmed hoca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2018 Pazar

İsmailağa (Mahmud Efendi bağlıları) kime oy verecek? Erdoğan, Cübbeli, AKP | Mehmet Fahri Sertkaya (video)

cübbeli ahmet hoca, gerçek yüzü, akp'nin gerçek yüzü, ismailağa cemaati, tarikat, seçim, oy, mahmud efendi, recep tayyip erdoğan, video izle, akademi dergisi, mehmet fahri sertkaya,

İsmailağa cemaatinin resmi internet sitesinden AK partiye, cumhur ittifakına destek verileceği duyuruldu ama arka planda neler dönüyor?

Cübbeli hür iradesi ile mi konuşuyor?

Cübbeli Ahmet Hoca AK partinin ve Tayyip Erdoğan’ın eline mi düştü?

Bazı cemaatler merkeze mi alınıyor?

 



‘’İsmailağa (Mahmud Efendi bağlıları) kime oy verecek?’’ videosunu alternatif ok.ru kanalımızdan izleyin…





''İsmailağa (Mahmud Efendi bağlıları) kime oy verecek?  Erdoğan, Cübbeli, AKP''
isimli yayınımızı  soundcloud kanalımızdan dinleyin...




Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

BU YAYINIMIZI SOSYAL AĞLARDA PAYLAŞMAYIN, çünkü CIA SANSÜRLEYECEK ve kimse görmeyecek.

Bizi, gerçek sahibi CIA olan Facebook başta olmak üzere, Amerikan sosyal ağlarının ve video kanallarının hiçbirinde sağlıklı/sansürsüz/özgür bir şekilde takip edemezsiniz. Senelerdir sansürleniyoruz ve bunu yüzlerce somut teknik delil ile, ayrıca binlerce kişinin şahitliği ile ispat edebiliyoruz. Buradaki yayınlarımızı/videolarımızı da Amerikan sosyal ağları üzerinden yaymayı başaramazsınız.

BİZİ TELEGRAM GRUBUMUZDAN TAKİP ETMELİSİNİZ

Paylaşımlarımızı anında görüp takip etmenin tek sağlıklı yolu Telegram grubumuza üye olmanızdır. WhatsApp’ın da gerçek sahibi CIA’dır ve Telegram, WhatsApp’ın alternatifi olan bir yazılımdır, bize has ve tarafımızdan üretilen bir yazılım değildir. Dünyada, onlarca devlette yüz milyonlarca kişi tarafından güvenle kullanılır. Güncel paylaşımlarımızdan anında haberdar olmak için www.telegram.org adresinden, kullandığınız cihaza uygun olan bir uygulamasını kurup, şuradaki Telegram kanalımıza takipçi olabilirsiniz: http://www.t.me/AkademiDergisi

8 Temmuz 2017 Cumartesi

Cübbeli Ahmet'in telefonundan Bylock çıktı mı? FETÖ'cü avukatı Fatih Oğuz, Lalegül'ün ortağı mı? | Akademi Dergisi

akademi dergisi, cübbeli ahmed hoca, mahmud efendi, ismailağa cemaati, fetö, lalegül fm, fatih oğuz, kıyamder, ismailaga vakfı, recep konuk, gerçek yüzü,

İsmailağa Cemaati’ndeki iç çekişme İsmailağa Derneği Başkanı Recep Konuk’un yeni açıklamalarıyla zirveye çıktı.



Recep Konuk, son paylaştığı videoda, Cübbeli Ahmet’in FETÖ’den aranan avukatı Fatih Oğuz’un LalegülTV’nin ortağı olup olmadığını sordu.



''Cübbeli Ahmet Hocanın telefonundan Bylock çıktı'' haberleri üzerine bu açıklamayı yaptığını söyleyen Recep Konuk, Cübbeli Ahmet’e şu soruları yöneltti:



➥ Cübbeli Ahmet Hoca, iş ortağın ve avukatın tarafından yüklenen Bylock programını kullandın mı?

➥ Cübbeli Ahmet Hoca, Adil Öksüz ile hangi anlaşmaları yaptın da içeriden çıktın?

➥ Cübbeli Ahmet Hoca, Adil Öksüz ile hapishanede bir kere görüştüm dedi ama geçen hafta yapılan açıklamada Adil Öksüz ile görüşmek için Bylock yüklendi diyorsun. Demek ki birçok kez görüştün.

20 Haziran 2017 Salı

Cübbelilerden, Cübbeli Ahmet Hoca'ya: 'Yahu sen nasıl tescilli bir yalancısın arkadaş' | Mehmet Fahri Sertkaya yazdı...


İyice giriyorlar birbirlerine...


Binbir parçaya ayrılmış durumda olan bozuk tarikat İsmailağa'nın, Masum Bayraktar (Fatih Medreseleri) kolu, özellikle son dönemde köşeye sıkışıp durdukça sayısız kere yalan söylediği ve iftira attığı ispat edilebilen Cübbeli Ahmet Hoca denilen şahıstan bile daha bozuk.


Bunca yıldır anlattığımız türlü türlü rezilliği var bu Cübbeli'nin ama bu Masum Bayraktar kliği ve de bu kliğin mensubu bu ekranda gördüğünüz Recep Konuk, anlattığımız bu hakikatleri samimiyetle ele alıp gür sesle anlatmak yerine, Cübbeli'nin avukatının babasının FETÖ'cü olduğundan dem vuruyorlar. Ve Recep Konuk bunu "Bomba etkisi yapacak açıklamalar" olarak tanımlıyor. O da net değil, elinde sadece, avukatın babasının telefonundan Bylock çıktığı bilgisi var. Başka bir şey bilmiyorlar. Avukat hakkında da bir şey bilmiyorlar. Zaten hukuk da bilmiyorlar. Zaten İslam alimi, hatta mutasavvıf alimler olarak görünmeye çabalıyorlar ama doğru düzgün ilim, irfan sahibi değiller ve hak, hukuk da umurlarında değil. Bylock çıkması ile kimse terörist ilan edilemez. İdari kadrosu ihanete varmış bir İslam cemaatine tabi olan herkes, toptan terörist, FETÖ'cü de ilan edilemez. Birileri siyasi geleceğini kurtarmak ve vatana ihanete kadar varan somut binlerce suçlarından dolayı yargılanmamak için hukukun ırzına geçmeye teşebbüs etmiş olabilir ve halkın ciddi bir kısmı bile bu hususta kandırılmış, aldatılmış olabilir ama alim/hoca sıfatı ile meydana çıkan kişi de bunlara tepkisiz kalır, bu oyunlara kendi menfaatleri gereği alet olursa, aynı taktiklerle hasım gördüklerini harcamanın vesilesi yaparsa, söz hiç uzatılmadan kendisine "Hadi oradan lüzumsuz herif. Hiç mi mürekkep yalamadın ya da hiç mi Allah inancın ve Allah'tan korkun yok?" denilir. Bir kimse, FETÖ denilen ve üst kademesi gerçekten vahim suçlara bulaşmış olan bu cemaate, gerçekten mensup olsa bile ve cemaat içinde yoğun olarak kullanılan ama uygulama mağazasında herkese açık olarak indirilebilen ve isteyen herkes tarafından kolayca kullanılabilen yazılımı da kullansa, bu yazılım üzerindeki yazışmalarında somut şekilde terör suçu unsuru bulunamadıktan sonra ve adaletle yargılanıp bu durumu ispatlanamadıktan sonra, terörist ilan edilemez. Eden kişi ile dünyada ya da olmadı ahirette hesaplaşmak zorunda kalır ki iftiranın ne büyük bir günah olduğunu, geçen sefer ki videolarında, iftirayı adet edinmiş Cübbeli'ye cevaben kısaca izah etmişlerdi.


Akademi'de anlattıklarımızı anlatsalar "Bomba etkisi yapacak açıklamalar'' dediği şeye kıyasla "Atom bombası" sayılır, ispatları ile gözler önüne serdiğimiz o mevzular, o sarsıcı gerçekler... Cübbeli'yi daha kısa sürede gerçek yüzü ile tanıtmalarına da vesile olur ama bununla birlikte beraberce mensup oldukları yollarının, İsmailağa'nın, baştan ayağı bozuk olduğunu da anlatmış olurlar. Geçelim 20 yıldır akıl sağlığı yerinde olmayan Mahmud efendiyi, Ali Haydar efendide bile bir hüner olmadığını da ister istemez anlatmış olurlar. Mevzu da hemen kapanır ve bu tartışmalar bilter ama bu şekilde kendi topuklarına sıkmış olurlar. Bu şahıslar, görünmek istedikleri kalıbın adamı olsalar, o bozuk yolda bir dakika daha durmazlar.

Bu Masum Bayraktar grubunun önceki videolarında da Cübbeli'nin üzerinde bulunan huylar, tavırlar, samimiyetsizlik, aynı derecede hakimdi. Şimdi bu videolarında da görülüyor. Yok birbirlerinden farkları.

Bu Recep Konuk'un, 'efendi hazretleri' dediği, mürşid hatta müceddid olduğunu iddia ettiği ama bir cami imamından ya da çok çok bir müftüden başka bir şey olmayan Mahmud efendiyi, birileri zehirlemişse, iddia ettiği gibi zehirleyenin kimliği de belli ise, hanımı bile "Eşimi zehirlediler" diyorsa, neden savcılara basın yolu ile suç duyurusunda bulunuyor?

Mahmud efendi "Beni zehirlediler" deyip davacı olsun? Adam koca müceddid ve cemaatin başında. Bunca şeyin hakkından geliyor da şu kadarcık mevzuya mı takılıyor? Yok eğer zehir derken akıl sağlığını alacak bir şeyden bahsediyorsa ve Mahmud efendi akıl sağlığı alınmış bir halde ise hanımı davacı/şikayetçi olsun? Hiç olmadı, hukuk yoluna enteresan şekilde gidemiyorlarsa, Mahmud efendi "Ben bu şahısların arasında kalmak istemiyorum" deyip alsın başını çıksın kendi hanesine, başka bir haneye?

Ya da konuşan bu şahıs, Recep Konuk çıksın kendisi şikayetçi olsun? Zaten zehirlediğini iddia ettiği kişinin ismini de verdi. Bu andan itibaren ya ispat da eder, ya da kendisi de, tıpkı saldırıp durduğu Cübbeli gibi müfterinin teki olarak ortada kalır. Muhatabını yalancılık ve müfterilik ile suçlayan bu şahıs, yoksa elinde somut ispat olmadan mı alemin önüne çıkıp isim vererek böyle çok ağır suçlamalarda bulunuyor? İsim vererek suçlayabilecek kadar elinde somut delil varsa, ne duruyor ve sözü, mücedeleyi böyle gereksiz yere uzatıyor, neden basın yolu ile suç duyurusunda bulunuyor? Gitsin hiç olmadı kendisi suç duyurusunda bulunsun? Bunca Müslümanla dalga mı geçiyor bunlar?

Bu ne rezilliktir böyle... Tencere dibin kara, seninki benden kara... Adları gibi biliyorlar Mahmud efendinin 20 senedir kendini bile tanımadığını, birkaç saat öncesini hatırlamadığını, akıl sağlığının yerinde olmadığını, Prof. Dr. Sefa Saygılı dahil çok sayıda psikiyatra götürüldüğünü ama şifa bulunamadığını, yetmezmiş gibi sihir/büyü tesiri ile de ailecek acınacak hallere düşürüldüğü, üfürükçülere bile koşulup çare arandığını... Biz bunları yıllar önce ispatları ile gözler önüne serdik, bütün Türkiye'ye duyurduk ve dürüst karakterli herkes için mevzuyu orada bitirdik, kapattık. Ve adları gibi biliyorlar, bütün bunlara rağmen ismi üzerinden tartışıp atışıp durdukları Mahmud efendinin, mürşid, müceddid hatta veli ve hatta istikamette bir zat bile olmadığını ama dinimizi ve böyle tasavvufi kavramları/makamları siyasetlerine, menfaatlerine alet ediyorlar. Çok çok kuvvetli nifak alametleri bunlar. Zaten merhum büyüğümüz Arif Ahmet Denizolgun, Cübbeli hakkında, herkesin işiteceği şekilde açıkça "münafık" derdi.

Şu Recep Konuk şu videoda, şu kadar kısa sürede, topkı münafık denilen Cübbeli'nin sık sık yaptığı gibi, farkına varamadan aslında kendi cürümlerini sıralıyor. Kendinin ne olduğunu aleme ilan ediyor ama umurunda da değil, birkaç dakikalık şu videoda kendisi ile nasıl tezatlar sergilediğini kavrayacak kadar sükunete, zekaya, seviyeye ve en önemlisi samimiyete de sahip değil. Anca ekranlara oynuyor. Cübbeli'yi eline düşürüp "Başkomutan" çektiren ve FETÖ ile bütün suçları uzuuunn yıllar boyu beraberce işleyen AKPKK'ye, diğer videolarında yıkama yağlama yapacak ve bunu din adamı görünümü ile yapacak kadar samimiyetsizler.

akademi dergisi, bylock, cübbeli ahmet hoca, doç dr. sefa saygılı, FETÖ, ismailağa cemaati, mahmud ustaosmanoğlu, masum bayraktar, recep konuk, sahte mürşidler, Mehmet Fahri Sertkaya,

İsmailağa'nın kan kaybettiğini söylüyor. Doğru.. Lakin bu yeni bir şey değil. Son yıllarda hızla eriyorlar. Çünkü altı seneden fazladır bu bozuk yolun dibini oyuyoruz büyük bir gayretle ve örnek bir duruşla ve bütün Türkiye'ye her şeyi çoktan anlattık. Her yönden ele aldık, 'Sizin dininiz, sizin sonsuz saadetiniz üzerinden işte bunları yapıyolar, işte sizi böyle sömürüyorlar. İşte müceddid dedikleri adamın hali. İşte müceddid ilan ettikleri sempozyumdaki sahtekarlıklar. İşte en büyük hocaları bilinen şahısların dip seviyesi, ilimsizlikleri, akıllara zarar fetvaları v.s." dedik anlattık. Bir kişi bile karşımıza çıkamadı. Ana kolanları bile iyice sarsılmaya başlayınca, o cübbeli denilen müfteri, yalancı ve fitneci şahıs, son derece dip bir seviye ile sözde buna mani olmaya kalktı, attı tuttu, kattı katıştırdı. Ortada altı koca sene boyunca, bunca meseleden herhangi birinde bile, yapabildiği bir dakikalık bir reddiye bile olmadığı halde, bir de 'Ben reddiyelerimde haklıyım' diyebildi. Alacağı karşılığı aldı, dik duruşu da gördü, hesapları da şaştı, kuru gürültünün arasında bu mücadelemize mani olabileceği zannı tutmadı, birkaç günde tükürdüğünü de yaladı. Hala merkezimizin bize dava açtığı iftirasının arkasına delil getirecek ve sözde açılmış davanın takip numarasını verecek. Ve daha neler, neler.. Bunlar herkesin bildiği meseleler. Ve o günden bu güne İsmailağa'nın kan kaybedişi çok çok hızlandı. İyice dibe vurdu. Hatta bunun ardından, bu bozuk İsmailağa'nın bazı sözde hocaları ile çirkin münasebetleri bulunan sözde üstad Kadir Mısıroğlu bile Akademi'nin tokadını yedi. O da susup kaldı. Videolarımızı kaldırtmaya çabalamaktan başka hiçbir şey yapamıyor. Her geçen gün büyük bir hızla kan kaybediyor.

Bu Masum Bayraktar grubu araya hiç girmese de İsmailağa denilen bozuk yol yıkılacak. Bunlar hedeflerine ulaşıp bu bozuk tarikatın başına geçseler de bu bozuk tarikat yıkılacak. İslamcılık akımı yıkılacak. Herkes biliyor ki dini dünya menfaat ve siyasetine alet eden islamcılık akımının bile köküne kibrit suyunu döktük ve büyük bir hızla kurumaya başladı. Hepsi de boşa kürek çekiyor.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

 Dikkat!  Gerçek sahibinin CIA olduğu ispat edilmiş olan Facebook ve benzeri Amerikan menşeli sosyal ağlar bizi uzun yıllardır sansürlüyor. Bu yayını paylaşıp, söz konusu sosyal ağlar üzerinde yaymayı, duyurmayı başaramayacaksınız. Ayrıca bu sosyal ağlardaki sayfalarımıza takipçi olduğunuzda, paylaştıklarımızın çoğunu göremeyeceksiniz. Bu, son sekiz senedir bu şekilde. Bu nedenle bizi, Akademi Dergisi'ni ve Mehmet Fahri Sertkaya'yı, farklı konudaki yüzlerce sitelerimizin bütün yayınlarını Telegram kanalımızdan takip etmenizi tavsiye ederiz: www.t.me/AkademiDergisi 

(Takipçiler birbirinin isim ve telefon numaralarını bile göremez. Çok güvenli ve huzurlu bir ortamdır.)

13 Mart 2016 Pazar

Müceddid(!) efendiye yazılmış bir şiir: İmam efendi | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, mehmet fahri sertkaya, mahmud efendi, müceddid, yusuf el karadavi, mezhepsizlik, jet fadıl, cübbeli ahmed hoca, gerçek yüzü, ismailağa cemaati, bozuk tarikatlar,

İMAM EFENDİ 

Mezhepsiz Karadavi oy verdi diye 
Muceddid mi oldun imam Efendi 
Sahtekar Jet Fadıl yer verdi diye
Müceddid mi oldun imam Efendi?

Sahi ne zamandır dinde var seçim?
Dilinde Allah var, kalbinde geçim
Cübbeyi giyip sarığı sardığın için
Müceddid mi oldun imam Efendi

Kim güçlü, paralı sallarsın kuyruk 
Rabıta verirsin hep başına buyruk
Yaptığın ihanet ve yahut da toyluk
Yaptığın iş, iş değil İmam Efendi...

Sanma ki bu işin yoktur cezası
Başında ne varsa onun cefası
Ya düzelt kendini, ya bin fazlası
Ha geldi, geliyor İmam Efendi...


Dikkat! Gerçek sahibinin CIA olduğu ispat edilmiş olan Facebook ve benzeri Amerikan menşeli sosyal ağlar bizi uzun yıllardır sansürlüyor. Bu yayını paylaşıp, söz konusu sosyal ağlar üzerinde yaymayı, duyurmayı başaramayacaksınız. Ayrıca bu sosyal ağlardaki sayfalarımıza takipçi olduğunuzda, paylaştıklarımızın çoğunu göremeyeceksiniz. Bu, son sekiz senedir bu şekilde. Bu nedenle bizi, Akademi Dergisi'ni ve Mehmet Fahri Sertkaya'yı, farklı konudaki yüzlerce sitelerimizin bütün yayınlarını Telegram kanalımızdan takip etmenizi tavsiye ederiz: www.t.me/AkademiDergisi

(Takipçiler birbirinin isim ve telefon numaralarını bile göremez. Çok güvenli ve huzurlu bir ortamdır.)

27 Ocak 2016 Çarşamba

Yahudilerden ödül alanlardan biri de Yusuf el-Karadavi | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, mahmud ustaosmanoğlu, yusuf el karadavi / kardavi, nato, siyonistler, büyük israil projesi, jet fadıl, akp'nin gerçek yüzü, ismailağa cemaati, cübbeli ahmet hoca, sempozyum, müceddidlik

Sapkın inançlarından ve ehli sünnetten uzak fetvalarından dolayı NATO Müftüsü olarak ünlenen ve Vehhabilere yakın bir zihniyete sahip olduğu da gün yüzüne çıkan Yusuf el-Karadavi de Yahudi aşığı çıktı ve bizi şaşırtmadı.


Karadavi ayrıca ünlü dolandırıcı Jet Fadıl'ın sponsorluğunda düzenlenen (kendini müceddid zan etmekte ısrar eden cami imamı) Mahmud Ustaosmanoğlu'nun hicri 15.Asrın (çakma) müceddidi olarak ilan edildiği toplantıya video ile katılıp sahte müceddidi destekleyen bir konuşma yapmıştı.

AKPKK'nın BOP ya da gerçek adı ile BİP yani Büyük İsrail Projesi kapsamında attığı adımları destekleyip Ortadoğu'daki müslüman halkları karşısına alan Karadavi, en son Kuveyt'ten sınır dışı edilmişti. Karadavi'nin Kuveyt'e geldiğini öğrenen Kuveyt müslümanları "Çıkarın şu İngiliz ve Siyonist casusu NATO imamını ülkemizden" diyerek sokaklarda nümayişler yapmışlardı. Bir kaç saat içinde Karadavi, Kuveytli yetkililer tarafından ülkeden çıkarılmış ve nümayişler son bulmuştu.

Yine, AKPKK'nın ve AKPKK'ya tapanların da ayırım yapmadan "Suriye muhalifleri" diyerek destekledikleri zamanda, Karadavi de IŞİD, el Kaide ve türevi sözde İslami terör örgütlerini destekleyen açıklamalar yapmıştı. AKPKK'nın korkunç boyuttaki vurgunları patlak verince de AKPKK'yı koruma refleksi ile hareket ederek, sınırları zorlayan ve duyanları şaşkına çeviren sözde ilmi ve sözde İslami açıklamalar yapıp fetvalar vermişti.

Fotoğraflarda, sahte şeyh Karadavi, Yahudilerden ödül alırken ve kendisine mahrem olan Katar Emiri(ki BİP'in en büyük emir erlerinden biridir)'nin eşiyle tokalaşırken görülüyor.

16 Kasım 2015 Pazartesi

Yusuf el-Karadavi Kimdir? | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, yusuf el karadavi / kardavi, abd, israil, nato, bop projesi, cia, mossad, mahmud ustaosmanoğlu, beşar esad, siyonizm,

   



SİZİNLE ADETA DALGA GEÇİYORLAR

Bu herif, Mahmud efendiyi müceddid seçenlerin başında geliyor ve o İngiliz casusu bir "NATO imamı"...

Yusuf el-Karadavi Kimdir?

Yüzde seksen küsuru Sünni Müslüman olan Suriye'de, Esed'i destekleyen, BOP'a yani gerçek adı ile Büyük İsrail devleti projesine karşı çıkan, saymakla bitmez, çok sayıdaki Sünni alimden biri olan Muhammet Said Ramazan El Buti, camide sohbet vermekte iken bombalı bir saldırı ile şehit edilmişti. Suriyeli Sünni alim el Buti'nin, CIA-MOSSAD uşağı sözde muhalif ve mücahid, özde paralı kiralık katil teröristler tarafından şehit edilmesi üzerine, Yusuf El Karadavi’nin yaptığı açıklamalar, dünyanın dört bir tarafında çok sayıda müslümanda öfke uyandırmıştı.

Ortadoğu ülkelerinde ‘Arap baharı’ adı altında, Büyük İsrail projesini gerçekleştirmek için yapılan ihanet, tahrip ve yıkımların çoğu, satın alınmış sözde İslam alimlerinin, özde Amerikan ve Siyonist casuslarının fetvaları sayesinde gerçekleşmişti. İslam'ı bir din gibi değil de, bir siyasi ideoloji hatta siyasi parti gibi kabullenip, dünya menfaat ve siyasetine alet eden İslamcılar da bu projede yoğun olarak kullanıldılar.

Özellikle de Arap halklara karşı hazırlanan komploda rolü deşifre olan Karadavi bunlardan biri... Ortadoğu'daki müslüman halkların ezici çoğunluğunun gözünde, kimliği ve misyonu çoktan deşifre olan Karadavi, İngiliz casusu bir NATO imamından başka bir şey değil...

Onun şimdiye kadar İsrail'e, Siyonizme ve bunların kuklalarına karşı cihat etme fetvası çıkarmaması acayip bir çelişkidir. Oysa kendisi, Katar’ın, ABD-İsrail planlarının, NATO’nun hizmetindedir ve bu güç odaklarının nüfuzu sayesinde sözde Dünya Müslüman Alimler Birliği başkanıdır.

Adamın geçmişi, hizmet ettiği arka planı, neye/kime çalıştığını bize anlatıyor. 

Hikaye, 1954 yılında başladı. Mısır cumhurbaşkanı Cemal Abdulnasır İskenderiye şehirinde Menşiyye meydanında bir suikast girişimine uğramıştı. Suikastin başarısızlığı Müslüman kardeşler (İhvan-ı Müslimin) liderlerinin ülkeden kaçmasına neden olmuştu.

Onlardan birisi, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan arasında gidip gelen Dr. İbrahim İzzeddin idi. Daha sonra Arap Emirliği kimliğini alarak Abu Dabi’de Şeyh Zayed’in yardımcısı olarak görev yaptı.

Müslüman Kardeşler örgütü üyesi olan mültecilerin çoğunluğu Körfez Şeyhlikleri arasından Katar’ı tercih etti (Emir Hamad daha iktidar olmamıştı) Onlardan birisi, Mısır askeri hapishanesinde göz altına alındıktan sonra Emniyet sorumlusu Salah Nasr tarafından Mısır İstihbarat örgütü lehine çalışmayı kabul eden Yusuf El Karadavi idi.

1. Resim: Karadavi’nin Mısır istihbarat arşivlerinde dosyasındaki fotoğrafı

Katar’da durumlar değişti. Yusuf El Karadavi, biraz saf olan Katar şeyhlerini Salah Nasr istihbarat örgütünden maddi olarak daha faydalı buldu. Bu yüzden Salah Nasr’la ilişkisini kesti. Mısır hükumetinin pasaportunu yenilemediği gerekçesiyle şimdiye kadar taşıdığı Katar kimliğini aldı. Onun tercihlerinin en büyük amili/etkeni, para ve menfaat idi.

Katar o dönemde İngiliz sömürgesiydi. İngilizler, Süveyş kanalı ve Arap-İsrail kavgası konularında Abdulnasır’la kavga halindeydiler.

33 yaşında olan Karadavi o dönemde Katar’ı ve bir kaç ülkeyi daha işgal eden İngiltere’ye karşı hiç bir konuşma yapmadı. Aksine, her şeyiyle İngiliz olan Katar’a iltica edip, hazinesinden maaş almaya başladı. Almaya da devam ediyor. O zaman, İngilizlerin kışkırtması ile ve Müslüman kardeşler örgütünün politikasına da uygun olarak, Siyonist rejimle savaşan Abdulnasır’a karşı kampanyalar düzenlemeye başladı.

Karadavi, körfez’deki İngiliz işgalini hiç eleştirmedi. Katar şeyhliğinde ilişkileri giderek derinleşti. Katar’ı fiili olarak, Ali bin Abdullah Âl Tani tarafından silahlı kuvvetler ve polis genel komutanı tayin edilen İngiliz subay Cochrane yönetiyordu. Katar halkının çoğunluğu işgalci İngilizlerle işbirliği yapmayı reddettiği için ordu ve polisin çoğunluğu Hintli ve Asyalılardan oluşmaktaydı. 

İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetlerinde eski bir subay olan Philip Blant ise Katar hükümdarı yardımcısı olarak işe başladı. 1950’de İngiltere Arthur Wilton’u yine ‘hükümdar yardımcısı’ ismi altında Katar’da birinci siyasi sorumlu olarak tayin etti.

2. Resim: Şeyh Ahmet bin Ali Âl Tani ordu ve polis komutanı Ronald Cochrane ile birlikte

Cochrane, Müslüman Kardeşlerin Katar yarımadasındaki faaliyetlerini kontrol ediyordu. Onlarla özel ilişkiler dokumaya başladı. Özellikle de uzaktan din eğitimi alan El Kardavi ile... 

O zamanda Kardavi’nin Mısır cumhurbaşkanı Abdulnasır’a karşı kışkırtma aktivitelerinden başka yaptığı bir şey yoktu. Daha sonra Filistin direnişine karşı bir kampanya başlattı. Bir çok Katarlı iş adamının, ‘kendini tehlikeye atma’ olarak tanımladığı Filistin direnişine maddi destek vermesini engelledi.

3. Resim: Şeyh Ahmet bin Ali, Ronald Cochrane ve aralarında Yusuf El Kardavi’nin bulunduğu Müslüman kardeşler örgütü mültecileri ile birlikte

Hükümdar ailesine giderek yakınlaştı. Onlara göre fetva hazırladı. O fetvaların en meşhuru, Şeyh Hamad’ın babasını sırtından vurmasını ve ona karşı bir darbe düzenlemesini mübah sayan fetva. Kur'an-ı Kerim’de açık açık zikredilen (Onlara (babalara) hiç bir kötü söz söyleme, kötülük yapma) ayetine ters olmasına rağmen Kardavi ümmetin çıkarının Hamad’ın yaptığını gerektirdiğini öne sürdü. Sanki Hamad’ın babasına karşı düzenlediği darbe hanımı Moza ve Siyonist rejimin isteğiyle değil de Katarlı ümmetin isteğiyle oldu. Ki siyonist rejim hemen, Şeyh Kardavi’nin konuğu olduğu ‘Şeriat ve Hayat’ programını yayınlayan El Cezire televizyonu binasının çok yakınında bir elçilikle mükafaatlandırıldı.

Şimdiye kadar açık olan bir soru var: Yusuf El Kardavi’nin İngliz subay Cochrane ve İngliz istihbaratıyla ilişkisi ne kadar gelişti?

Hiç kimsenin milyonlarca müslümanı aptal yerine koymaya hakkı yok. Hiç kimsenin akıl sağlığı da yerinde olmayan hasta ve ihtiyar bir adam (Mahmud efendi) üzerinden, Sünnilik ve Nakşilik iddiası ile ve de kurmaca bir müceddidlik iddiası/tiyatrosu ile Türkiye müslümanlarını da dolaylı yoldan Siyonizme hizmet ettirme hakkı, lüksü yok.

Mahmud efendiyi müceddid ilan edenler arasındaki tek Siyonist casusu Karadavi değildir. Bu İslam/ehli sünnet davası, bu tasavvuf davası, bu vatan ve devlet davası sahipsiz değildir. İmam-ı Rabbani evlatlarını izlemeye devam edin. BOP'çuların, İslamcıların, particilerin, bozuk tarikatların, ihvancıların ve hepsinin ağababaları olan Siyonistlerle işbirliği halindeki İçimizdeki İsrail'in bütün planlarını bozacaklar.

10 Mart 2014 Pazartesi

Ali Haydar Efendi de zahiri alimdi. Mürşid ya da Müceddid değildi.

süleyman hilmi tunahan, ali haydar efendi, mahmud efendi, ismail ağa cemaati, cübbeli, cübbeli ahmed hoca, kemal kacar, mürşid, müceddid,

Hz. Üstazımız (Süleyman Hilmi Tunahan) döneminde, maddi ve manevi tüm tasarrufunu gözler önüne serdiği halde o günün alimlerinden olan Ali Haydar Efendi (ki o zamanlar istanbul'un meşhur vaizlerindendir ve şimdiki Mahmud efendi'nin de üstadıdır. Kendisini Mürşid ilan etmiştir.) hastalanmış. 

Hz. Üstazımız ziyarete gitmişler. Ali Haydar efendi diyor ki; 

"Efendim falanca doktor gelecek, beni tedavi edecek, onu bekliyorum."

Hazretimiz "Öyleyse biz gidelim, bize lüzum yok. Mademki senin manevi bir doktora ihtiyacın yok öyleyse bize müsade et" diyor.

"Bize müsade et" der demez hemen yerinden fırlar, eline sarılır üstazımızın, "Aman hoca efendi, bana okumadan gitme" diye hz.mize ısrar eder. O zaman üstazımız şöyle buyurur;



"Ey hocaefendi Bizim adresimiz sana bildirildi. Bizim maddi ve manevi tasarrufumuzun adresi de sana bildirildi. Sokağımız da sana gösterildi. Hatta evimizin numarası dahi sana bildirildiği halde, şu enaniyeti/benliği bir türlü atamadın" 



Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.) tekrar tekrar Ali Haydar Efendi'yi ikaz etmiş ve "Mürşidlik iddia etme. Kendine rabıta yaptırma. Sen mürşid değilsin" demiştir. Yine bir arada oldukları bir sefer iyice üstüne gitmiş ve sert şekilde son bir kez ikaz etmiştir. Lakin Ali Haydar Efendi "Ben mürşidlik iddiamdan vazgeçsem bizim bu Mahmud vazgeçmez" gibi bir acayip bahane ile, gerçekte manevi bir hüneri, icazeti, tasarrufu olmadığı halde mürşidlik iddia etmeye devam etmiştir.

Resim: Ali Haydar Efendi

Bütün bunlara ve daha fazlasına şahit olan Süleyman Efendi'nin damadı merhum Kemal Kacar Hocaefendi, pek çok kere yolumuzun hocaefendilerine bunları anlatmıştır.

19 Şubat 2014 Çarşamba

Uluslararası İnsanlığa - İslama Hizmet Sempozyumu bahane, reklam şahane | Tam bir saat Caprice Gold reklamı yapıldı.

islam üstün hizmet ödülü, müceddid, mürşid, mahmud efendi, jet fadıl, fadıl akgündüz, caprice gold, ahmet mahmut ünlü, cübbeli ahmed hoca, nitelikli dolandırıcılık,



Vatan Gazetesi'nde Arif Taşkın imzası ile yeralan haber şöyle;

Geçen pazar günü İstanbul Yeşilköy’deki WOW Otel’de 3 gün süren Uluslararası İnsanlığa Hizmet Sempozyumu’nun ödül töreni yapıldı. 42 ülkeden yaklaşık 300 İslam aliminin katıldığı törende, İsmailağa Cemaati lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’na İslam’a Üstün Hizmet Ödülü verildi. Doğal olarak törene, cüppeli ve sarıklı üç bini aşkın kişi katıldı.

Buraya kadar her şey olağan görünüyordu. Ancak bu cübbeli ve sarıklıların arasında öyle bir isim vardı ki, gazetecilerin ağzı açık kaldı. Bu, ‘Jet Fadıl’ adıyla bilinen Fadıl Akgündüz’den başkası değildi. Sempozyumda cübbe ve sarığıyla boy gösteren Jet Fadıl, gazetecilerin şaşkınlığına “Asıl bu kıyafetleri giymemek garip” diye cevap verdi.

Cüppe bahane, reklam şahane

ahmet mahmut ünlü, caprice gold, cübbeli ahmed hoca, fadıl akgündüz, islam üstün hizmet ödülü, jet fadıl, mahmud efendi, müceddid, mürşid, nitelikli dolandırıcılık,

Ancak sempozyum ilerledikçe Fadıl’ın asıl niyeti de anlaşıldı. Zira sempozyumun ana sponsorlarından biri, Akgündüz’ün son projesi Caprice Gold Otel’di. Yaklaşık 1 saat boyunca sinevizyon ekranlarında İstanbul Bayrampaşa’daki olacağı söylenen ve henüz yapımına başlanmayan Caprice Gold’un tanıtımı yapıldı. Konuşmaların çoğunlukla Arapça yapıldığı törende katılımcılara Caprice Gold’u tanıtan Arapça broşürler dağıtıldı. Broşürlerde sadece maketi olan projenin tanıtımına yer verildi.
‘
Atalarımızın tarzı bu’ dedi 

Akgündüz, “Yeni pazarınız için mi böyle giyindiniz?” sorusunu ise, “42 ülkeden gelen İslam alimleri bu şekilde giyiniyorlar. Bunlar burada konuşulacak şeyler değil. Bu bizim özümüz. Atalarımıza bakınca, geçmişimize bakınca, bu giyim tarzı bir cemaatin giyim tarzı değil. İslam alimlerinden gelen kıyafetlerin hepsi aynı ise burada da giymek normal” diyerek geçiştirmeyi tercih etti.


33 milyon TL toplamış  

İstanbul Bayrampaşa’da Haziran 2010’da temeli atılan projeyle ilgili olarak 5 yıldızlı otel yapacağını söyleyen Akgündüz, daha kazık bile çakılmadan 1557 daireden 15 günlük devre mülkler halinde 1553’ünün satıldığını belirterek 33 milyon TL’nin üzerinde gelir elde edildiğini ve 2 yıl sonra projenin tamamlanacağını söyledi.



Yanıltma ilana ceza gelebilir   

Yurt dışında yatırımlarını anlatarak kendisine ortak aradığı toplantılara katılan bir vatandaşın suç duyurusu üzerine Fadıl Akgündüz, geçen Eylül’de İstanbul Mali Şube ekiplerince gözaltına alınmıştı. Akgündüz ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılırken, sahip olduğu Jetpa Holding’in ticaret sicil gazetesinde yayınlanan bir genel kurul ilanında faaliyette gösterdiği şirketlerinden ikisinin yıllar önce iflas ettiği ve bu nedenle hakkında işlem yapıldığı, Akgündüz’ün bu nedenle 6 aydan 3 yıla kadar ceza alabileceği öğrenildi.


750 lirası yok, otel yapıyor  

Fadıl Akgündüz, bir süre önce bir Jetpa mağdurunun icra takibine ilişkin icra müdürlüğüne sunduğu yazıda borcuna karşılık mal beyanı olarak arabasını bildirmişti. Mal varlığına ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulan Akgündüz, “750 lirayı ödeyecek param yok” demişti. Ancak şimdi otel pazarlıyor.


Yenişafak OKUYOR   

Cüppeli Ahmet Hoca’nın, sempozyumda oturduğu koltuğunun altında Yenişafak gazetesini bulundurması dikkat çekti. Yenişafak, 29 Ekim’de Ataköy’deki bir spor salonunda ‘cüppeli-sarıklı’ bir sohbet programı yapmaya hazırlanan Cüppeli Ahmet’i manşetten provakatör ilan etmişti. Cüppeli bunun üzerine programı iptal etmişti.

Zenginlikten uzak bir sahabi lükse alet ediliyor | Jet Fadıl'a tepkiler çığ gibi büyüyor.

jet fadıl, jetpa, nitelikli dolandırıcılık, fadıl akgündüz, ebu eyyub el ensari house, maldivler, cübbeli ahmed hoca, mahmud efendi,


Dolandırıcılıktan hükümlü-sabıkalı  "Jet Fadıl' lakaplı Fadıl Akgündüz'ün Maldivler'de kurduğu ultra lüks otele "Ebu Eyyub el-Ensari House" ismini vermesine samimi müslümanlar isyan etti.

Özellikle gurbetçi Müslümanları dolandırdığı, dini duygularını suistimal ettiği, dini değerleri kullanarak onları sömürdüğü iddia edilen ve dolandırıcılıktan hükümlü de olan Jet Fadıl'ın bu hareketi Türkiye'deki Müslümanlardan büyük tepki görüyor.

Bir dönemin olay adamı Jet Fadıl hangi barda hangi şarkıcıyla yakalandı?


Hüner Coşkuner, bir süredir Fadıl Akgündüz'ün gizli ortağı olduğu Didim'deki Caprice Palace Otel'de sahne alıyor. Bakın yakalanınca Jet Fadıl Jet'liğini nasıl gösterdi?

Kamuyoyunda 'Jet-Fadıl' ismiyle tanınan Fadıl Akgündüz AKŞAM'a yakalandı. Uzun süredir ortalarda görünmeyen eski işadamı, önceki akşam Emirgan'da açılan Kilisli Restaurant'a gitti. Yanında da şarkıcı Hüner Coşkuner vardı. Geç saatlere kadar yemek yiyen ikili, ardından mekandan ayrılarak, aynı araca bindi. Kendisini görüntüleyen AKŞAM muhabirini karşısında görünce ne yapacağını şaşıran Akgündüz, aracını muhabirin üzerine sürdü. Hüner Coşkuner, bir süredir Fadıl Akgündüz'ün gizli ortağı olduğu Didim'deki Caprice Palace Otel'de sahne alıyor.

1200'DÜ, 4 YIL YEDİ  



Fadıl Akgündüz, 3 Kasım 2002'de Siirt'ten bağımsız milletvekili seçilmişti. Ancak Siirt seçiminin iptal edilmesinin ardından hakkında Almanya'daki bazı Türkleri 'yüksek kâr payı vaadiyle kandırarak nitelikli dolandırıcılık yaptığı' iddiasıyla açılan davalar nedeniyle tutuklanmıştı. Akgündüz'ün, 494-1235 yıl hapsi istenmişti. Bir süre Kartal H Tipi Kapalı Cezaevi'nde kalan Akgündüz, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 5 Mart 2004'te 150 bin YTL kefaletle tahliye edilmiş; yurtdışına çıkışı yasaklanmıştı. Akgündüz, şirketlerinin 15 bin ortağının bulunduğunu, bunlardan sadece yüzde 3'ünün şikayetçi olduğunu söylemişti.

 Akgündüz için son olarak Kasım 2006'da 4 yıl 2 ay hapis ve 10 bin 400 YTL adli para cezası kararı çıktı. 'Jet-Fadıl'ın tutuklu kaldığı sürenin cezasından mahsup edilmesini öngören mahkeme heyeti, İsviçre bankalarındaki hesaplarına konulan tedbirin ve yurt dışına çıkış yasağının devamına hükmetmişti. Akgündüz'ün ödediği kefaletin de kendisine iadesine karar verilmişti.


Jet Fadıl son yıllarda, kendisini Müceddid ilan ettiren Mahmud Ustaosmanoğlu (Mahmud Efendi)'nun İsmailağa cemaati ile ve Cübbeli Ahmed Hoca ile olan yakınlığı ile dikkat çekti. Daha tamamlanmadan haciz gelen Caprice Gold isimli devre mülk sarayına hazırladığı reklamda "Asrımızın çok büyük bir Allah dostunun(Mahmud Efendi'yi kastediyor) duaları ile temelleri atılan Caprice Gold otelde..." cümlelerini kullanmaktan çekinmedi. 

Mahmud Efendi'nin kendisini Müceddid ilan ettirdiği toplantının maddi yükünü de Jet Fadıl'ın göğüslediği ve bu usulsüz toplantıyı da ticaretine alet ettiği hep tartışıldı.

ahmet mahmut ünlü, caprice gold, cübbeli ahmed hoca, dolandırıcılık, hüner coşkuner, ismail ağa cemaati, jet fadıl, jetpa, kilisli restaurant, mahmud efendi, nitelikli dolandırıcılık,

Jet Fadıl, holdingin için böyle boşaltmış

aydın, didim, caprice palas otel, jetpa, fadıl akgündüz, jet fadıl, cübbeli ahmed hoca, mahmud efendi, ahmet mahmut ünlü, ismail ağa cemaati,
Jet Fadıl (Fadıl Akgündüz) kendisini sahtekarlıkla Mürşid ve Müceddid ilan ettiren Mahmud Efendi ile beraber iken



'JET FADIL' HOLDİNGİN İÇİNİ BÖYLE BOŞALTMIŞ

Avrupa’daki gurbetçilerden yaklaşık 650 milyon mark toplayan Fadıl Akgündüz’ün, Jetpa Holding’in içini boşalttığı ileri sürüldü.

Akgündüz’ün, sermaye artırımı yoluyla 600 milyon lira değerindeki mal varlıklarını ablası ve eniştesine 3 milyon liraya devrettiği ortaya çıktı. Devredilen şirkette Aydın Didim’deki Caprice Palas Otel de yer alıyor.

Jetpa Holding kurucusu Fadıl Akgündüz’ün, Jetpa’ya ait Aytepe Turizm şirketini değerinin çok altında devrederek holdingin içini boşalttığı ileri sürüldü. Yaklaşık 25 bin gurbetçiden 650 milyon Alman Markı toplayan Akgündüz’ün, bu paraları futbolcu transferleri, sponsorluk gibi işlerde tükettiği belirtiliyor. Akgündüz’ün ayrıca yüzde 98’i Jetpa Holding’e ait olan yaklaşık 600 milyon lira değerindeki Aytepe Turizm’i ev hanımı ablası Avniye Obut ve emekli memur eniştesi İbrahim Obut’un kurduğu Mai Turizm’e devrettiği ortaya çıktı.

Zaman'ın haberine göre, Akgündüz’ün, 135 bin lira sermayeli Aytepe Turizm’in sermayesini 3 milyon liraya yükselterek, şirketin sahipliğini Mai Turizm’e geçirdiğini tespit eden Jetpa Holding kurucu ortağı Sacit Duran, mal kaçırma operasyonunu engellemek için Didim Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ‘butlan’ davası (işlemin geçersizliği) açtı. 3 milyon liraya devredilen Aytepe Turizm Şirketi’nin mal varlıkları arasında ise 258 milyon lira değerindeki Caprice Didim Otel’in yanı sıra Didim’de bulunan 52 adet villa, Caprice Otel personel daireleri ve turizm bölgesi olan Muğla’nın Midas ilçesi sahilinde yaklaşık 300 milyon lira değerinde olduğu tahmin edilen 119 dönüm arsa bulunuyor.

6 Kasım 2008 tarihli devir işleminin gerçekleştirildiği genel kurul toplantısına şirketin diğer ortaklarının çağrılmadığını kaydeden Sacit Duran, “Mahkeme safhası altı yıldır devam ediyor. Hakkımı sonuna kadar arayacağım.” diyor. Aytepe Turizm’i 1995 yılında Mehmet Aytepe isimli bir vatandaştan devraldıklarını belirten Duran, yüzde 30 olan Jetpa Holding hissesinin, Akgündüz tarafından çeşitli işlemlerle elinden alındığını kaydediyor. Mahkeme kararı ile hissesinin yüzde 10’unu geri aldığını ifade eden Duran, “Mahkeme sürecinde payımı geri alacağımı anlayan Fadıl, Jetpa’nın içinde değeri 600 milyon lirayı bulan Aytepe Turizm şirketini sermaye artırımı yöntemiyle ablası ve eniştesine devretmiş. Hissemi geri aldığımda Jetpa’nın içi çoktan boşaltılmıştı. Almanya’da kurduğu şirketlerle 650 milyon markı batıran birinin Türkiye’de 1 milyar liraya yakın mal varlığının olması çok adaletsiz bir durum.” ifadelerini kullandı. Öte yandan Akgündüz’ün devir işleminden sonra Jetpa’daki hisse payını yüzde 20’ye düşürdüğü ve yüzde 50 hissesini Avrupa’da iflas eden Jetpa International Marketing Trading and GMBH ve Jetpa International Marketing Trading and AG şirketlerine devrettiği ortaya çıktı. Holdingin yüzde 10 hissesi ise Caprice Gold Gayrimenkul Turizm’e devredildi.

"Müslümanların özel adası oldu." | Jet Fadıl durmuyor.

maldivler, müslümanların özel adası, jet fadıl, fadıl akgündüz, caprice gold, devremülk, cübbeli ahmed hoca, dolandırıcılık,



Jet Fadıl şimdi de ‘Maldivlere’ açıldı

Avrupa'daki gurbetçilerden topladığı milyonlarca dolar ve 'dolandırıcılık' davalarıyla adından söz ettiren Fadıl Akgündüz bu sefer de bilboardlara verdiği ilanlarla gündemde...

Avrupa'daki gurbetçilerden topladığı milyonlarca dolar ve 'dolandırıcılık' davalarıyla adından söz ettiren Fadıl Akgündüz bu sefer de bilboardlara verdiği ilanlarla gündeme geldi. “Dünyada bir ilk, Müslümanların adası oldu” gibi ifadelerin dikkat çektiği ve palmiye fotoğraflarının yer aldığı ilanlarda Akgündüz, Maldivler'de "Bayanlara ve erkeklere özel plaj" vaadinde bulunuyor.

Dünya Gazetesi’nin haberine göre, Fadıl Akgündüz'ün sahibi olduğu Caprice Gold 30 Ocak'tan itibaren Kofenbe Adası'na konaklama hizmeti 10 günlük paket tur kampanyasını başlatacak. Firmadan bir yetkilinin yaptığı açıklamaya göre, içinde ulaşımın da dâhil olduğu paket turların fiyatı 99 eurodan başlayacak. Turların ekimde, Kurban Bayram'ından hemen sonra düzenlenmeye başlayacağı ifade edildi.

Caprice Gold projesinin inşaatı bitmedi


Fadıl Akgündüz, 2011 yılında yaptığı açıklamada 2012'nin ikinci çeyreğinde Caprice Gold projesini bitirip teslim edeceğini duyurmuştu. Ancak açıklanan tarihin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmesine rağmen Caprice Gold projesinin inşaatı gerçekleşmedi.

Öte yandan Akgündüz'ün denetimindeki şirketten alacağını tahsil edemeyen İstanbul'daki Gıda Toptancılarının kurduğu Gıda Toptancıları İmalat Sanayi ve Depocuları Toplu İş Yeri Yapı Kooperatifi'nin 10. 5 milyon liralık alacak için Caprice Gold'daki 63 devre mülke haciz koydurmuştu.

Kooperatifin 12 dönümlük arsasının satışında usulsüzlük yapıldığı ve ihaleye fesat karıştırdıkları iddiasıyla, aralarında Ali Zafer Tacioğlu ve fadıl akgündüz'ün de aralarında bulunduğu 25 kişi hakkında 12 yıla varan hapis cezası istemiyle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılmıştı.

Jet Fadıl'ın oteli açılmadan icralık oldu

jet fadıl, fadıl akgündüz, caprice gold, devremülk, jet-pa, cübbeli ahmed hoca, ahmet mahmut ünlü, mahmud efendi, ismail ağa cemaati,
Jet Fadıl'ın oteli açılmadan icralık oldu

Kamuoyunda Jet Fadıl olarak bilinen İşadamı Fadıl Akgündüz'ün Bayrampaşa'da açmayı planladığı Caprice Gold Oteli'nin açılmadan icralık olduğu ortaya çıktı.

İşadamı Fadıl Akgündüz'ün sahibi olduğu Caprice Gold Oteli'nin açılmadan icralık olduğu ortaya çıktı. Haciz işlemini, Akgündüz'ün denetimindeki şirketten alacağını tahsil edemeyen İstanbul'daki Gıda Toptancıları'nın kurduğu kooperatif uyguladı. Toplam 10,5 milyon liralık alacak için Caprice Gold'deki 63 devre mülke haciz konuldu. Haciz uygulanan odaların, devre mülk olarak başka kişilere satıldığı düşünülüyor.

'O ODALAR BAŞKA ŞİRKETİN'



Bu durum, hak sahipleri için de sorun anlamına geliyor. Akgündüz'ün avukatları ise haciz konulan odaların, Capricegold Turizm A.Ş.'ye değil, Capricegold Gayrimenkul Yatırım Tur. Ltd. şirketine ait olduğu gerekçesi ile İcra Hukuk Mahkemesi'ne itirazda bulundu. Kooperatif avukatlarının mahkemeye sundukları dilekçede, itirazın icradan satışı engelleme girişimi olduğu iddiasında bulundukları anlaşıldı.

25 KİŞİ YARGILANIYOR

Fadıl Akgündüz ile, Kooperatif'in karşı karşıya gelmelerine sebep olan arsa nedeni ile 25 kişi de İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanıyor. 12 yıla varan hapis cezası istemiyle yargılanan isimler arasında Kooperatifin eski başkanı Ali Zafer Taciroğlu, yardımcıları ve yönetim kurulu üyeleri Osman Kaan, Rasim Keklik, Mahmut Akpınar ve arsanın akrabalarına ait şirkete satışını organize ettiği ileri sürülen Fadıl Akgündüz ile arsayı resmen satın almış görünen Caprisgold Turizm İnşaat Ticaret A.Ş.'nin ortakları İbrahim Obut, Avniye Obut de bulunuyor.

İlk duruşması 21 Haziran'da görülen davada, sanıkların kendilerine yönelik suçlamayı kabul etmedikleri anlaşıldı.(Dinçer Gökçe / Hürriyet)

Jet Fadıl Cübbeli kuyruğunda

cübbeli ahmed hoca, sohbetleri, kitapları, lalegül fm, beyan dergisi, jet fadıl, fadıl akgündüz, mahmud efendi, ismail ağa cemaati,
Jet Fadıl Cübbeli kuyruğunda


Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, 58 eseri için imza töreni düzenledi. İmza töreni Bayrampaşa’da inşaatı devam eden Caprice Gold konutlarının bahçesinde düzenlendi. Yaklaşık bin kişinin katıldığı imza töreni için dev bir çadır kuruldu.


Erkek ve kadın girişlerinin ayrı yerlerden yapıldığı çadırda kadın- erkek bölümü paravanla kapatıldı. Girişine kırmızı halının serildiği çadırda Ünlü’nün kitapları satıldı. İmza için gelen birçok kişi 58 eserin tamamının 533 TL’ye satıldığı kitaplardan bazılarını satın aldı.

(Milliyet)

Bu güne değin en çok tıklanılanlar